Arşiv

Archive for the ‘Medya Haberleri’ Category

Kıral: Üç ayda 15-20 bin Alman turist Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret edecek

Mart 31, 2007 Yorum bırakın

31 Mart 2007 tarihinde Dr. Mehmet Kıral’ın Kıbrıs Gazetesi’ne verdiği demeç şöyledir:

Interfun Holidays Direktörü Mehmet Kıral, turizmde durgunluğun yaşandığı mart- haziran aylarında Kuzey Kıbrıs’a 15-20 bin Alman turist getirmeyi planladıklarını açıkladı

“HAKSIZ ELEŞTİRİLER İSYAN ETTİRİYOR”… Interfun Holidays Direktörü Mehmet Kıral, 2006 yılında yaklaşık olarak 5.500 Alman turistin Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret ettiğini, 2007 yılında ise sadece üç ayda 15.000 Alman turistin getirileceğini belirterek, Rum kesiminin izolasyon ve ambargolarına rağmen gerçekleştirdikleri bu atılımın, bazı çevreler tarafından haksız bir şeklide eleştirilmesinin kendilerini “isyan noktasına getirdiğini” söyledi

Gözde SÜREÇ

Interfun Holidays Direktörü Mehmet Kıral, Almanya’da faaliyet gösteren Bronz acentesiyle bir anlaşma yaptıklarını ve mart ayından başlayarak haziran ayına kadar Kuzey Kıbrıs’a 15-20 bin Alman turist getirmeyi planladıklarını, bu çerçevede Alman turistlerin Kuzey Kıbrıs’a gelmeye başladığını kaydetti.

Ercan Havaalanı’ndan gelen Alman turistlerin KKTC’deki otellerde konakladığını, alışveriş yaptığını, müzeleri ziyaret ettiğini ve restoranlarda yemek yediğini belirten Kıral, özellikle turizm açısından durgun geçen kış aylarında böyle bir hareketliliği sağlamanın çok önemli olduğunu ifade etti.

Kıral, 2006 yılında Kuzey Kıbrıs’a yaklaşık olarak 5.500 Alman turistin geldiğini, 2007 yılında ise sadece üç ayda bu rakamın 15.000 olacağını belirtti.

Rum kesiminin izolasyon ve ambargoları dolaysıyla Avrupa ülkelerinden turist getirmenin çok yoğun ve ciddi mücadeleler gerektirdiğine vurgu yapan Kıral, bu zorlukları göze alarak gerçekleştirdikleri bu atılımın, bazı çevreler tarafından eleştirilmesinin kendilerini “isyan noktasına getirdiğini” söyledi.

Alman turistler gelmeye başladı

Avrupa’dan Kuzey Kıbrıs’a tur düzenleyen operatörlerinin 10’da 9’unun Türk tur operatörleri olduğunu belirten Kıral, yabancı tur operatörlerinin Rum kesiminin izolasyon ve ambargoları nedeniyle Kuzey Kıbrıs’a tur düzenlemediklerini söyledi.

Kıral, bundan yaklaşık 10 yıl önce İstanbul Havayolları’nın Almanya, Avusturya ve Belçika’dan turist getirdiğini ancak 10 yıldır bu ülkelerden Kuzey Kıbrıs’a hatırı sayılır miktarda turist gelmediğini anlattı.

Interfun Holidays olarak Almanya’dan turist getirmek istediklerini, bunu gerçekleştirmek için de Almanya’dan Bronz acentesiyle görüştüklerini ve turizm açısından sıkıntılı geçen kış aylarında Alman turistleri getirmeye karar verdiklerini söyleyen Kıral, Alman turistlerin ülkemize gelmeye başladığını belirtti.

Kıral şöyle konuştu:

“Kış aylarına Antalya’ya ve Marmaris’e turist getiren Bronz acentesiyle anlaştık. Büyük çapta turist getirmek istedik. Mart ayından hazirana kadarki dönemde 15-20 bin turist getirmeyi kendimize hedef koyduk. Mart ayında hedefimizi gerçekleştirmeye başladık. Her gece Ercan Havaalanı’na bir uçak iniyor. Gelen turistler dört-beş otelde konaklıyor, öğle yemeğini dışarıda Kıbrıs Türk mutfağını tadabilecekleri restoranlarda yiyor, bütün müzeleri geziyor, her gruba alışveriş yapmaları için imkân veriliyor, zaman ayrılıyor.”

Kıral, 2006 yılında yaklaşık olarak 5,500 Alman turistin Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret ettiğini, 2007 yılında ise sadece üç ayda 15,000 Alman turistin getirileceğini belirtti.

Eleştirilere yanıt

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Başkanı (KTOB) Turhan Beydağlı’nın “Almanya’dan turist getirme projesini günü kurtarmak” olarak nitelemesini de eleştiren Mehmet Kıral, “15-20 bin turistin otellerde konaklaması, çarşı ve müzeleri gezmesi günü kurtarmaksa, böyle günü kurtarmaya helal olsun” dedi.

Devletin teşvik vermesi konusundaki eleştirileri de değerlendiren Kıral, bu teşvikin sadece Bronz Tur Operatörü’ne verilen bir teşvik olmadığını, Avrupa ülkelerinden kış döneminde turist getiren tüm operatörlere verilen bir teşvik olduğunu söyledi.

Kıral, “Keşke Bronz gibi başka operatörler de olsa ve ülkeye 10 binlerce, 100 binlerce Avrupalı gelse” diye konuştu.

KTOB Başkanı Turhan Beydağlı’nın 12 Euro’ya yarım pansiyon konaklama yapıldığını iddia ettiğini söyleyen Kıral, “Hangi oteli kastettiğini bilmiyorum ama kendisine buradan sesleniyorum; vermiş olduğu beyanı ispatlasın. 12 Euro’ya yarım pansiyon hangi otel Almanlara oda vermiştir. Bunu açıklamadığı takdirde demektir ki yalan beyan, kamuoyunu yanıltıcı beyan vermektedir” dedi.

Kıral, beş yıldızlı otellerin pazarlandığını, fiyatın kesinlikle 12 Euro olmadığını, 20 Euro’nun altında verilen bir fiyat olmadığını kaydetti.

Mehmet Kıral, söyle devam etti:

“KTOB Başkanı Turhan Beydağlı’nın çift destinasyonlu tatilden haberi yok. Bugün dünyanın birçok yerinde, iki hatta üç destinasyonlu tatiller yapılıyor. Avrupa’ya giderken örneğin iki gün İtalya’ya iki gün Fransa’ya gidilen turlar yapılıyor. Peki bizim burada gerçekleştirdiğimiz dört gece Kıbrıs üç gece Antalya, neden turizmin artığı oluyor?”

Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Asbaşkanı Yılmaz Parlan’ın “turistler bütün restoranlarda yemek yemiyorlar, onlara alışveriş imkânı tanınmıyor” şeklindeki eleştirilerini de yanıtlayan Kıral, Kıbrıs mutfağını en iyi veren beş restoranla anlaşma yaptıklarını, turistleri Lala Mustafa Paşa Camii etrafında, Girne çarşısında, Lefkoşa’da Büyük Han ve Selimiye Camii etrafında 1,5 saat serbest bırakarak alışveriş yapmaları için zaman tanıdıklarını söyledi.

Haksız eleştirilere artık isyan etme noktasında olduğunu söyleyen Kıral, “izolasyon ve ambargo konusunda Rumlara gerek kalmadı, içimizdeki izolasyon ve ambargo bize yetiyor” şeklinde konuştu.

Haberin tamamı için Tıklayınız

Kategoriler:Medya Haberleri

Hedef; 365 gün turizm

Aralık 18, 2006 Yorum bırakın

18 Aralık 2006 tarihinde Dr. Mehmet Kıral’ın Kıbrıs Gazetesi’ne verdiği demeç şöyledir:

Salamis Bay Otel Genel Koordinatörü Mehmet Kıral, yaşanan deneyimlerle daha güzel günlere gidileceği konusunda umutlu

KKTC’nin en yüksek kapasiteli turistik tesislerinden Salamis Bay Conti Resort Otel’in Genel Koordinatörü Mehmet Kıral, KIBRIS Gazetesi’ne yaptığı turizm değerlendirmesinde, “Kuzey Kıbrıs olarak turizmden bir türlü istenilen sonucu şu ana kadar elde edememiş olmamız katı bir kötümserliğe neden olmamalı. Yaşanan deneyimlerden çıkarılacak derslerle daha güzel günlere gidileceği konusunda umutluyuz” dedi.

365 gün turizm cenneti olabiliriz

Kıral, Kıbrıs adasının coğrafi konumu ve iklim özellikleriyle sürekli bir çekim merkezi olabileceğine de işaret edip şöyle konuştu:

“Turizm de alt yapı mutlaka önemlidir. Alt yapı koşullarınız turistin beklentilerine yanıt vermeli. Ancak bir turist ülkemize salt güzel oteller var diye gelmez. Otel bir konaklama yeridir. Otelde kalan turist otel sınırları içinde ve dışında başka güzellikler de arar. İşte bu noktada Kuzey Kıbrıs çok önemli avantajlara sahiptir. Güzel iklimimiz en önemli zenginliğimizdir. Avrupa kışın en ağır koşullarını yaşarken Kıbrıs’ta bahar havası var. Tarihi ve doğal zenginliklerimiz artılarımızdır.

Şu ana kadar bir türlü başarılmasa da ülkemizde 365 gün turizmin canlı olabileceğine hep inandım. Değişik mevsimlerde değişik hedef kitlelere yönelerek turizm sezonluk olmaktan kurtarıp sürekli canlı bir sektör haline getirebilir. Temaslarımız ve aldığımız olumlu sinyaller bu konuda sonuç almaya yakın olduğumuzu gösteriyor.”

Turizm takım işidir

Salamis Bay Conti Resort Otel Genel Koordinatörü Mehmet Kıral, iyi niyetli çabalara karşılık turizmde istenilen sonucun elde edilememesinde en önemli etkenlerden birinin takım ruhu olmaması olduğunun altını çizip, “Başarı için takım ruhu koşuldur. Maalesef bugüne kadar turizmle ilgili resmi ve özel kuruluşlar arasında olması gerekli eşgüdüm olmamıştır. Turizm bir birine sağlam bağlı halkalardan oluşan bir zincirdir. Zincirin sağlamlığı ise en zayıf halkası kadardır. Bu nedenle sektörle ilgili herkes, her kurum ve kuruluş takım ruhuyla hareket etmesi gerektiğini bilmeli ve ona göre hareket etmeli. Bir zayıf halka zincirin kopmasına yeter” dedi.

Çözümsüzlüğün etkisi

Mehmet Kıral, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü ve Rum tarafının Kuzey Kıbrıs’a yönelik olumsuz, yıkıcı tavrının görmezlikten gelinemeyeceğine de işaret edip şunları söyledi:

“İlk bakışta başta İngiltere olmak üzere Avrupa’nın çeşitli noktalarından Kuzey Kıbrıs’a turist akışı olabildiği gözlenebilir. Ya da Kuzey Kıbrıs’a gelmek isteyen bir turist doğrudan uçuşla olmasa da buraya gelebilir. Direk uçuşlar mutlaka avantaj getirir ama mevcut durumda da siyaset kökenli Rum engeli olmasa daha verimli olunacak. Rum tarafı Avrupa’daki büyük tur operatörlerini Kuzey’i pazarlamaları halinde Güney’i pazarlayamayacakları konusunda tehdit etmektedir. Güneyin yatak kapasitesiyle kıyaslandığı zaman çok düşük kalan yatak kapasitemiz tur operatörlerinin tercihini engelliyor. Bu duruma da alternatif çıkış yolları mutlaka var. Çeşitli platformlarda bu düşüncelerimizi anlatıyoruz.”

Yatırımlar sürüyor

Kötümser bir ruh haliyle oturup beklemenin yanlış olduğunu belirten Kıral, “Salamis Bay Conti Resort Otel ailesi olarak yatırımlarımızı sürdürmekteyiz. Rekabet koşullarına kaliteli alt yapı ve servis, maliyeti aşağıya çekici yatırımlarımızla da kendimizi hazırlıyoruz. Enerji ve su konusunda yaptığımız yatırımlarımızı önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşacağız” dedi.

Haberin tamamı için Tıklayınız

Kategoriler:Medya Haberleri

Müdürler servis yaptı personel keyif çattı

Şubat 1, 2005 Yorum bırakın

1 Şubat 2005 tarihinde Kıbrıs Gazetesi’nde Salamis Bay Conti Resort Hotel hakkında yayımlanan haber:

Kuzey Kıbrıs’ın en yüksek kapasiteli turistik tesisi Salamis Bay Conti Resort Hotel’in geleneksel personel gecesi önceki akşam yapıldı.

Salamis Bay Conti Resort Hotel’in personel gecesinde eğlencenin tüm renkleri vardı

Kuzey Kıbrıs’ın en yüksek kapasiteli turistik tesisi Salamis Bay Conti Resort Hotel’in geleneksel personel gecesi önceki akşam yapıldı.

Yıl boyu özveri ile çalışıp Salamis Bay’ın konuklarına hizmet veren çalışanlar önceki akşam gönüllerinde eğlenirken müdürler gece boyu servis yaptı.

Gecenin sunuculuğunu büyük bir başarıyla yapan Salamis Bay Conti Resort Hotel Halkla İlişkiler sorumlularından Gözde Türkmen’in davetiyle mikrofona gelen genel koordinatör Mehmet Kıral yaptığı konuşmada, özveri ile çalışan personele teşekkür edip şunları ekledi:

“Turizm bir sevgi mesleğidir. İnsanı sevmeyen, insana hizmet etmeyi sevmeyenin başarılı olma şansı yoktur. Turizmde altyapınız ne kadar mükemmel olursa olsun, insan kaynağı işini severek yapmazsanız başarılı olmanız mümkün değil. Salamis Bay Conti Resort Hotel çalışanları konuklarımıza mükemmel servis vererek hem otelimize hem de ülke turizmine katkı koymaktadır.

Daha büyük hedeflere yürüme cesaretimizde çalışanlarımızın önemli payı vardır. Salamis Bay Conti Resort Hotel sahip, yönetici ve çalışanlarıyla büyük, mutlu ve başarılı bir ailedir. Bu başarılı tabloyu yaratan herkesi tek tek kutlarım.”

Eğlenerek coştular

Geceye katılan Salamis çalışanları ve aileleri, önce Grup Akdeniz ve solist Eda’nın bir birinden güzel şarkılarıyla coştu. Daha sonra her cumartesi Salamis Bay’da taverna gecelerini yaşatan Tombiko ve grubu sahne alarak hareketli parçalarla pistteki coşkuyu zirveye taşıdı.

Gecenin en renkli anları ise personelin yeteneklerini ortaya koyduğu yarışmaydı. Yarışma sonunda sazı ve sözüyle yeteneğini ortaya koyan Zeki Bozkurt ilk sırayı alırken, oryantal olarak gösteri yapan Mehmet Bayram ile türkü okuyan Ali Taşdemir ardından ilk üçü paylaştı.

Salamis Bay personel gecesine katılan tüm personele zengin armağanların verilmesi için gecenin personel açısından en hoş sürprizlerinden biri oldu.

Haberin tamammı için Tıklayınız

Kategoriler:Medya Haberleri

2004, Yeniden doğuş yılı olacak

Ağustos 15, 2004 Yorum bırakın

15 Ağustos 2011 tarihinde Dr. Mehmet Kıral’ın Kıbrıs Gazetesi’ne verdiği röportaj şöyledir:

 

“Biz Kuzey Kıbrıs olarak bugün itibarıyla elde etmemiz gereken turizm gelirlerini elde edemiyoruz. Büyün Akdeniz ülkeleri ile tek tek kıyaslamak yerine bir tek Güney Kıbrıs’ı emsal alıp değerlendirme yapmak daha pratik olur kanaatindeyim.”

“Daha az turist, daha çok gelir, ülkemiz kaynaklarını daha rantabl kullanma, doğayı daha fazla koruma ve kaliteli turistlerle sosyal ve kültürel ilişkilerimizi daha düzeyli tutmamızı sağlayacaktır.”

 

İstanbul Havayolları ve bağlı şirketlerin Kıbrıs koordinatörü Mehmet Kıral, turizmle ilgili sorularımızı yanıtlarken, “2004 yılını Kuzey Kıbrıs turizminin doğuş yılı olarak görüyorum ve bundan sonra dev adımlarla ama dikkatli ve planlı hedeflerimize ulaşacağımıza yürekten inanıyorum” dedi.

Kıral, turizmde geleceğin parlak olduğuna da işaret edip şunları söyledi, “Dünya artık Kuzey Kıbrıs’a eskisi gibi kötümser bakmıyor. Veya iyimser gözle bakmak isteyenlere eskisi gibi şiddetli bir engel veya tepki konamıyor. Doğrusu da böyle olmalı. İleride birleşik bir Kıbrıs isteniyorsa öncelikli olarak bu iki halkın ekonomik durumlarını birbirine yakınlaştırmak gerekir. Bunun da en etkili ve süratli yolu turizmdir. Kuzey Kıbrıs’ın turizmini dünyaya açmak barış isteyen tüm Kıbrıs halkının menfaatinedir. Her vesileyle barış ve çözüm diye haykıran Rum kesimi öncelikli olarak bu gerçeği artık anlamak zorundadır. ”

 

SORULAR VE YANITLARI:

KIBRIS: Ege ve Doğu Akdeniz turizmde önemli bir pay alıyor. Kuzey Kıbrıs olarak aldığımız pay nedir? Daha doğrusu turizm gelirimiz bölge turizm pastasından ne oranda ciddi pay alıyor?

M.KIRAL: Kuzey Kıbrıs, turizme yönelik gerek coğrafi konum, gerek iklim gerekse ulaşım bakımından çok şanslı bir konumdadır. Turizm açısından tek şanssızlığımız bugüne değin sürüp giden siyasi konjektürdür.  Bu siyasi durum da maalesef bütün artılarımızı silip süpürmekte ve bizi ağırlıklı olarak tek pazara mahkûm etmektedir. Bölgemiz ülkeleri başta Güney Türkiye, Güney Kıbrıs, Kuzey Afrika ülkeleri ve diğer Akdeniz adaları turizmden nasibini almakta, hem mevcut pastadan daha büyük pay alma hem de pastayı büyütme gayreti içerisindedirler. Biz Kuzey Kıbrıs olarak bugün itibariyle elde etmemiz gereken turizm gelirlerini elde edemiyoruz. Bütün Akdeniz ülkeleri ile tek tek kıyaslamak yerine bir tek Güney Kıbrıs’ı emsal alıp değerlendirme yapmak daha pratik olur kanaatindeyim. Güney Kıbrıs 100.000 yatak kapasitesi ve yıllık %60’lara varan ortalama dolulukları ile yılda 3milyona yakın karma Avrupalı turist ağırlamakta ve $3 milyar dolar civarında turizm geliri elde etmektedirler. Bu rakamlar bizim yatak kapasitemizin on misli, doluluk oranlarımızın bir buçuk katı turizm gelirlerimizin de on beş katıdır. Bu kadar olamasak da, ülkemizin 30 yıllık turizm geçmişi olduğunu düşünerek bugün geldiğimiz siyası durumu on yıl önce gerçekleştirebilseydik bugün geldiğimiz nokta 50,000 yatak %60 yıllık ortalama doluluk ve $1.5 milyar dolar üzerinde bir turizm geliri olurdu. Halbuki bugünkü durumumuz 10.000 yatak %37 ortalama yıllık doluluk ve yaklaşık $230 milyon dolar turizm gelirinin ötesine gidememektir. Ancak siyasi durum artık değişmiştir. 2004 yılını Kuzey Kıbrıs turizminin yeniden doğuş yılı olarak görüyorum ve bundan sonra dev adımlarla ama dikkatli ve planlı hedeflerimize ulaşacağımıza yürekten inanıyorum.

KIBRIS: Turizmde daha çok turist mi daha çok gelir mi? Biz bu farkı görüyor muyuz?

M.KIRAL:  Elbette ki daha çok gelir. Kuzey Kıbrıs turizminin biraz geç yükselişe geçmesi belki de bizim için bir avantaj teşkil edecek. Emsal ülkelerin düştüğü hatalara düşmeyecek ve bundan sonraki yatırım ve pazarlama stratejimizi bu görüşlere uygun olarak planlayacağız. Daha az turist daha çok gelir, ülkemiz kaynaklarını daha rantable kullanma; doğayı daha fazla koruma ve kaliteli turistlere sosyal ve kültürel ilişkilerimizi daha düzeyli tutmamızı sağlayacaktır.

 

KIBRIS: Kıbrıs Türk toplumunda turizm hareketine kronolojik bakacak olursak ciddi kilometre taşları hangi dönemlerdedir?

M.KIRAL: 1974, 1986 ve 2004. Açıkça belirtmek gerekirse 1974 öncesi Kıbrıs Türk halkının turizmden haberi yoktu.  74 sonrası Rumlardan kalan 3000 civarında yatak kapasitesi ile zorunlu turizm faaliyetleri başlamış oldu.

1986 yılında gelininceye kadar ise Kuzey Kıbrıs için turizmin önemi tam olarak algılanamadı. 1986 yılında rahmetlik Turgut Özal’ın Kuzey Kıbrıs ekonomisinde lokomotif sektörün Turizm olması gerektiği görüşüyle turizme bakış değişti. 1986 yılından başlayarak bütün ülke turizme inanmaya az da olsa yatırımlar yapmaya ve turizm eğitimine önem vermeye başladı. Bu sefer de güneyin ambargoları ve dünya çapında etkin izolasyon politikaları ağırlık kazandı. Kuzey Kıbrıs gittiği her Avrupa ülkesinde pazarlama ve ulaşım sorunları ile karşılaşmakta ve bir türlü haklı sesini dünyaya duyuramıyordu.

Ve nihayet şimdi 2004. Yeni bir dönem başlıyor. Bundan sonra her şey iyi olacak ve Kuzey Kıbrıs yakın bir gelecekte turizmden beklediği payı alacaktır.

 

KIBRIS:  Bulunduğumuz noktadan daha iyi noktada olmamız için neler yapmalıydık?

M.KIRAL:  Geriye dönük yorum yapmak elbette kolaydır. Çünkü olanlar olmuştur, keşke böyle yapsaydık yorumu fayda sağlamamaktadır. Sadece bir cümleyle, keşke bugünkü noktaya 5-10 yıl önce gelebilseydik demek yanlış olmaz sanırım.

 

KIBRIS: Maraş, 1974’te açılmış olsaydı turizmde konumunuz farklı olur muydu?

M.KIRAL: Çok farklı olmazdı sanıyorum. Çünkü bizim esas meselemiz siyasidir. Siyasi sorunlarımız çözülmeden veya bu izolasyonlar kalkmadan Maraş’ın açık olması yine de çok bir fayda sağlamazdı diye düşünüyorum. Ayrıca orayı daha geçmiş şartlarla düşündüğümüzde hem siyasi hem sosyal hem ekonomik sorunlar yaratabilirdi.

 

KIBRIS: Turizmin geleceği konusunda iyimsersiniz. Bu iyimserliğin kaynağı nedir?

M.KIRAL: Bu iyimserliğin kaynağı bugün geldiğimiz noktadır. Dünya artık Kuzey Kıbrıs’a eskisi gibi kötümser gözle bakmıyor. Veya iyimser gözle bakmak isteyenlere eskisi gibi şiddetli bir engel veya tepki konamıyor. Doğrusu da böyle olmalı. İleride birleşik bir Kıbrıs isteniyorsa öncelikli olarak bu iki halkın ekonomik durumlarını birbirine yaklaştırmak gerekir. Bunun da en etkili ve süratli yolu turizmdir. Kuzey Kıbrıs’ın turizmini dünyaya açmak barış isteyen tüm Kıbrıs halkının menfaatinedir. Her vesileyle barış ve çözüm diye haykıran Rum kesimi öncelikli olarak bu gerçeği artık anlamak zorundadır. Yakın bir gelecekte Kuzey Kıbrıs’a direk uçuşlar da başlayacaktır. Bu konunun siyasetle veya tanınmayla hiçbir ilgisi yoktur. Bütün Dünya ve Güney Kıbrıs da bunu çok iyi bilmektedir. Bu konu tamamen ekonomik bir olgudur ve muhakkak gerçekleşecektir.

 

KIBRIS: İstanbul Havayolları bir dönem Kuzey Kıbrıs’ın dış dünya ile bağlantısına ciddi bir katkı koydu. Şirket olarak yeniden hava ulaşımına girme düşünceniz yok mudur?

M.KIRAL: İstanbul Havayolları Kuzey Kıbrıs’a 1986 yılından 2000 yılına kadar yolcu taşımacılığının ötesinde turist taşımacılığı hususunda çok büyük katkı koymuştur. Yaklaşık 15 yıllık bu dönem içerisinde ülkemize gelen yabancı turistlerin (Alman, Fransız, Belçikalı ve İngiliz) %50’den fazlasını İHY getirmiştir. Bu faaliyetlerinden dolayı da ekonomimize 300 milyon doların üzerinde katma bir değer sağlamıştır. Ama o dönemde yaşanan ekonomik krizler, terör ve deprem felaketi şirketin uçuşlarını elde olmayan nedenlerle durdurmasına sebep olmuştur. O günkü TC hükümetinin koalisyon ortakları da, anlaşılması zor nedenlerden dolayı gerekli mali desteği vermemiş ve böylece Türkiye yanında Kıbrıs da böylesine yararlı ve büyük bir özel hava yolunun uçuşlarını durdurmasına seyirci kalmıştır.

İstanbul Handling olarak şu anda ağırlıklı olarak uçak yer hizmetlerini veriyoruz. Bu hususta da her tip uçağa hizmet verecek teçhizat ve teşkilatı kurduk. Büyük de yatırımlar yaptık. Yeterli uçak seferi olmadığından şu anda bu işletme rantabl değildir.  Önümüzdeki günlerde haftalık sefer sayısı artınca bu işletme rantabl hale gelecektir. Ümitliyiz. Tekrar uçuş için çalışmalarımız devam etmektedir. Bu hususta da her türlü altyapımız (uçak bakım, Yer hizmetleri, Catering ve know-how) mevcuttur. Siyasi gelişmelere ve uygun şartların oluşmasına paralel olarak yakın bir gelecekte o da olabilir.

 

KIBRIS: Salamis Bay, Kuzey Kıbrıs’ın en büyük turistik tesisi. Bu boyutta bir tesisi Kuzey Kıbrıs gibi ulaşım dahil pek çok sorunu olan bir ülkede çalıştırmanın sorunları yok mu?

M.KIRAL:  Sorun olmaz olur mu? Sorun çok. Ancak böyle güzide bir tesisi yok olma aşamasından alıp bugünkü durumuna getirmek ve ülkeye kazandırmış olmak her şeyin ötesinde büyük bir gurur vesilesidir.

Salamis bugün sadece Türkiye’ye değil Avrupa’nın her ülkesine hitap edebilecek özelliklere sahip bir tesis. Bin yataklı tesisimizde bugün 300 personel çalışmakta bütün çalışanların yasal hak ve menfaatleri eksiksiz yerine getirilmektedir. Personel istihdamında ağırlık KKTC vatandaşlarına verilmekte yeterli olmadığı zaman TC uyruklu da istihdam edilmektedir.

Bugün çalışanlarımızın %70’i KKTC uyrukludur. Sorun olarak en büyük sıkıntımız kalifiye eleman meselesidir. Bu konuda ciddi bir atılım ve çalışma gereği vardır. Bakanlık, Otelcilik Birliği, OTEM, üniversiteler müşterek bir çalışma başlatmalı ve bu konuda seferberlik ilan etmelidirler.

Diğer önemli bir mesele de elektrik ve sus sorunudur.  Ülkemizde hesapsız kitapsız bir inşaat ve yapılanma vardır. Elektrik kesintileri sıklaşmış ve elektrik çok pahalıdır. Turizme yönelik elektrik meselesi münhasıran masaya yatırılmalı ve konaklama tesislerine özel bir tarifeyle uygulama yapılmalıdır.

Ülkemizde su kaynakları kısıtlıdır. Bunun için mevcut suyumuzu en tasarruflu bir şekilde kullanmanın yollarını saptayıp uygulamaya koymalıyız. Lavaboyu çekip atacağımız suyu dahi düşünmek ve tasarruf etmek zorundayız.

Tabiatıyla otellerin sorunları saymakla ve yazmakla bitmez dolayısıyla ben öncelikli bir iki hususa değindim. Daha bol bir zamanda bu konuyu özel bir gündem maddesi yapabiliriz.

KIBRIS: Daha başka yatırım projeleriniz varmı?

M.KIRAL: Şu anda ERCAN’daki uçak bakım hangarını diğer özel havayolu şirketleriyle birlikte tekrar devreye koyup çalıştırma projemiz vardır. Çalışmalar devam etmektedir.

 

KIBRIS: Turizmde en yetkili konumda olsanız öncelikle neler yapardınız?

M.KIRAL: Birincisi turizmi bir hükümetler politikası olmaktan çıkarır, bir kalıcı devlet politikası haline gelmesi için gerekli çalışmalara başlatırdım. Bunun için de öncelikli olarak Turizm Bakanlığı yerine bağımsız Turizm Örgütü’nü kurardım. Bütçesiyle, kadrosuyla ve hedefleriyle politikadan arındırılmış, turizm master planı çerçevesinde hareket eden bağımsız bir örgüt oluştururdum.

İkincisi, KTHY meselesini mutlaka ama mutlaka çözerdim. KTHY’yi öncelikli olarak turizme hizmet verecek şekilde organize ederek ülkeye turist olarak gelecek ve konaklama yapacak turistlere yönelik şimdiki uçak IT fiyatlarını çok makul seviyeye indirirdim. Turizme yönelik Charter seferlerden vergiyi kaldırır yakıt ücretlerinde subvansiye yapardım.  Yani kaz gelecek yerden tavuğu esirgemezdim.

Bizim bu ülkedeki turizm politikamız KTHY’nin kar etmesi veya zarar etmemesi üzerine kurulamaz. Ekonomiye makro düzeyde bakılmalı ve bazı tedbirleri de çekinmeden uygulamaya koymalıyız diye düşünüyorum.

 

KIBRIS: Yabancı bir turistin en önemli üç beklentisi njedir?

M.KIRAL: 1- Bozulmamış, temiz bir doğa, 2- Güzel bir deniz ve iklim, 3-Tarih, Kültür ve mutfağımız.

 

Kategoriler:Medya Haberleri