Başlangıç > Medya Haberleri > Ekonomiyi düzeltmek için aklın yolu birdir!..

Ekonomiyi düzeltmek için aklın yolu birdir!..

Şubat 26, 2009

26 Şubat 2009 tarihinde Dr. Mehmet Kıral hakkında Kıbrıs Gazetesi’nde yayımlanan haber şöyledir:

Önceki akşam televizyon konuklarım, Ekonomi ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Hasan Kılıç ile ünlü turizmcilerden Mehmet Kıral’dı…
Ulaşımdaki sorunlardan tutunuz da, turistik tesislerin durumu, Kalkınma Bankası kredileri, tur operatörleri, çevre, kumarhanelerle betler ve karavan turizmine kadar her şeyi konuştuk.
Turizm, bildiğiniz gibi ekonominin lokomotifi. “Rum tarafının tüm baskı, tehdit, şantaj ve engel çıkarmasına karşın turizmden vazgeçme gibi bir lüksümüz yok” diyor Mehmet Kıral. Ve şöyle ekliyor: “Kıbrıs sorunu çözülse bile başta turizm olmak üzere, her alanda bizimle uğraşmaya devam edeceklerdir.”
Bir çeyrek asırdan fazla turizmle haşir neşir olan Mehmet Kıral, deneyimlerine dayanarak aktarıyor bu sözleri.
Hangi sektörle uğraşmıyorlar ki!.. Üniversitelerimizle mi, üretim sektörüyle mi?..
Ne demişti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat?: “Ellerinden gelse, teneffüs ettiğimiz havayı bile kesecekler.”
Her neyse; biz kendi işimize bakalım.
Bu ülkeyi kimler, nasıl düzlüğe çıkaracak?.. Ekonomiyi nasıl düzeltecek?..
Mehmet Kıral dostumuz KKTC’nin ekonomik sorunlarının giderilebilmesi, kendi ayakları üzerinde durabilmesi için 50 milyon dolara gereksinim olduğunu söylerken, bununla ilgili çalışmalar yaptığını da kaydediyor. Tabii ki, bu konuda Türkiye’nin katkısı şart!..
Bunun yanında başka ne gibi önlemler alınabilir?..
Bir defa öncelikle bu ülkeden para kaçışının önlenmesi gerekir. Örneğin yasalar gereği banka mevduatlarının 3 milyar dolar kadarı Türkiye’de, 1 buçuk milyar dolar plase olarak da buradadır. Bir takım formüller bulunsa, sözünü ettiğimiz milyarlarca dolar KKTC piyasasında nelere muktedir olmaz ki!..
Dahası betler, sayısal loto ve piyangolar gibi şans oyunları dışa para akışını hızlandırıyor. Bu arada KKTC vatandaşlarının Türkiye bankalarında bulunan mevduatlarının ülkeye getirilmesi için adımlar atılması gerek.
Ekonomistler, özellikle şans oyunlarının kısıtlanması gerektiği, yerli üretim ve hizmet sektörünün desteklenmesinin şart olduğunu ifade ediyorlar. Aynı çevreler, KKTC’nin en önemli sektörlerinden eğitim ve turizmin gelişmesini sağlamak için teşviklere öncelik tanınması gerektiğini kaydediyorlar.
Tanınmış sendikacılardan, ekonomi uzmanı Mustafa Baturalp, dün bir gazeteye yaptığı açıklamada, “Ülkeden kontrolsüz para çıkıyor. Betler, piyangolar, sayısal loto gibi şans oyunları devamlı ülkeden para çıkmasını sağlamaktadır. Bunların durdurulması gereklidir” diyor.
Bir yanda Kıral’ın, bir yanda da Baturalp’ın ortaya koyduğu görüşler… Büyük paralellik var iki görüş arasında. O nedenle diyoruz ki, seçimlerden sonra iktidara hangi parti veya partiler gelirse gelsin, ekonomiyi düzeltmek için gece gündüz demeden çalışmak zorundadırlar. Yalnız çalışmakla da olmaz. Uzmanların, ekonomistlerin, deneyim sahibi bankacıların yardım ve katkılarına da ihtiyaç var.
Mesela bugün Talat, Hristofyas ile görüşür ve para ve bankacılık konuları irdelenirken, Talat’ın heyetinde bu konulardan anlayan birileri de var mıdır, doğrusu merak ediyoruz.
Sözün özü: Turizm, eğitim, sağlık, inşaat, çiftçilik, hayvancılık, patates ve narenciye sektörlerini, bu arada sanayi sektörünü, esnaf ve zanaatkârı darboğazlardan çıkaracak formüllere ve imkânlara ihtiyaç vardır. Türkiye, her
zaman olduğu gibi, başvurabilecek ilk ve tek adrestir. Türkiye açısından 50 milyon doların sözü bile edilemez. Devede kulak niteliğindedir. Ama KKTC’nin de sorumlulukları ve yerine getirilmesi gereken mükellefiyetleri vardır. Gerçekçi ve inandırıcı, uygulanabilir projelerle ortaya çıkmak gerekir.
Uzmanlara göre; girişimcilerin, yatırımcıların özel bankalara da olan borçları, Kalkınma Bankası’nca devralınabilir ve geniş zaman dilimine yayılmak suretiyle kolaylıklar sağlanabilir. Bu durumda borçlu yatırımcılar da rahat nefes alır, özel bankalar da bu yükü omuzlarından atmış olurlar.
Bunlar uzmanların, ekonomistlerin görüşleri… Seçimlerden sonra üzerinde durulması gereken ve çözüm bekleyen sorunlar. Bunlara kesin çözümler bulunamadığı, daralan nefes borusu genişletilmediği takdirde, bu sorunların kangren olmaya yüz tutacağıdır.
Görünen o ki, yeni yönetim önünde dikensiz gül bahçesi bulacak değildir. Bunaltıcı sorunlar yumağı ile karşılaşacaktır. Bu nedenle dinamik, iş bilen, iş bitiren kadrolara ihtiyaç vardır.
Hadi kolay gelsin diyoruz!..

Haberin tamamı için Tıklayınız

 

Kategoriler:Medya Haberleri